Bungee Jumping Yaptım!

Merhaba sevgili takipçilerim,

Dün (02.06.2012)  Marmara Üniversitesi Havacılık Kulübü olarak planladığımız ve Yüksek İşler Sponsorluğu altında Bungee Jumping etkinliğine katıldım…

Bungee Jumping Nedir?

Bungee Jumping’in kökeni Doğu Avusturalya’nın açıklarında Pasifik Okyanusunda “New Hembridis” adalar grubundaki Vanatu adası yerlilerinin “Gkol” adını verdikleri erkekliğe geçiş törenlerinde bambudan yaptıkları kulelerden sarmaşıktan yaptıkları iplere bağlanarak atlamasına dayanır.

Günümüz şartlarında bu sarmaşıkların yerini yüksek teknoloji ürünü elastik ipler ve bambu kulelerinin yerini de yüksek köprüler, çelik konstruksiyon atlama kuleleri ve vinçler almıştır.

Bungee Jumping Nasıl Yapılır?

Bungee Jumping yapacak kişi öncelikle bu sporu yapmak için tehlikeli olabilecek rahatsızlıklarının bulunmadığını yazılı beyanatla belirtmek zorundadır. Bundan sonra bungee jumping yapacak kişinin ağırlığı görevlilerce ölçülerek gerekli güvenlik malzemeleri giydirilir. Atlayıcı vinç tarafından yukarı çekilecek sepete bir görevliyle birlikte gerekli emniyet önlemleri alınarak bindirilir ve ağırlığına uygun olan iple, vinç tarafından gerekli yüksekliğe çıkarılarak (yükseklik yaklaşık olarak 50 m.dir.) buradan boşluğa bırakılır. Atlayıcı yaklaşık olarak 10m.lik bir serbest düşüşten sonra insan fiziğine zarar vermeyecek bir ivmeyle ip tarafından yavaşlatılır. Düştüğü yüksekliğin yaklaşık %70’i kadar tekrar yukarı ivmelenir ve bu hareket sönümleninceye kadar devam eder. Daha sonra atlayıcı vinç tarafından yer minderine indirilerek görevlilerce emniyet malzemeleri çıkartılır.

Kısaca bu bilgiler den sonra sizlere yaşadıklarımı anlatmak isterim;

Bungee Jumping için sabah saatlerin de toplandık ve etkinliği yapacağımız yer olan Beykoz Çubuklu Sahiline doğru yol aldık. Çubuklu Sahilin de yer alan Hayal Kahvesi mekanına gittik. Yol boyunca yeterince stress sahibi olduk ama o kocaman vinci görünce inanın çok heyecanlandım. Bir yandan sabırsızlık içerisindeydim ancak bir yandan da heyecandan korkmaya başlamıştım :). Neyse hemen kayıt işlemlerimizi yaptık, herhangi bir hastalığa sahip olmadığımızı onaylatan bir kağıt doldurduk. Daha sonra atlayış için giyinmeye başladık. Kiloya göre yapılan sıralamada da ben 5. kişi olarak atlayışımı gerçekleştirecektim. İlk atlayış yapan arkadaşımız daha önceden tecrübeliydi ama yine de heyecanı yüzünden okunuyordu 🙂 Zaman su olup akmak bilmedi. Gittikçe heyecanlanmaya başladım. Heyecanım atlayış yapan arkadaşlarımı izlerken ikiye katlandı. Ve o an geldi sıra bana geldi ben kemerlerimi bağlamış bir şekilde atlayış için vince bindim. Yanımda atlayış hocası vardı kısa bir bilgiden sonra tam 60 metreye ulaştık ve bana evet sıra sende dedi… O an zaman benim için durdu ve sadece 60 metre yüksekte olmanın verdiği heyecan ve bir o kadar da güzel olan o manzarayı izlemekteydim… Hocamın emriyle vincin demirlerine doğru gittim ve atlayış için konumumu aldım… Hocam bana hazır olduğunda atlayabilirsin dedi ama üçe kadar sayıcam sonra atla dedi… Hocamın bir demesiyle ben kendimi o boşluğa bıraktım ve tek gördüğüm İstanbul Boğazının muhteşem manzarasıydı… Süzülüyordum adeta bir kuş gibi ama git gide süzülmem bir kartalın avını avlar gibi sert bir şekilde inişine döndü daha sonra baş aşağı konumuna geldim ve hat gerildi o an “İşte Bu!” dedim ve yavaş yavaş halat gevşeyerek yere indim…

Yere indiğim zaman kendimi güvende ve bir o kadar rahatlamış hissettim. Açıkcası korktuğum kadar kötü değildi tam tersi çok zevk aldım o an bir imkanım daha olsa kesinlikle bir daha atlardım…

Buyrun atlayışımdan kareler;











Yazar: F1R4T

Ey Ana! Eğer Oğlun Bir Asuman Aşkına Tutulmuşsa... Bırak Uçsun!

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar: 3 Yorum Yapıldı